Zihilce Ayı Orucu ve İbadetleri

0
27

Zilhicce ayı ne zaman?

Zilhicce ayı bu sene 15 Eylül 2015 salı günü başlamaktadır. Hicri 1 Zilhicce 1436

“Allâhü Teâlâ’ya -içinde kendisine ibadet olunan- en sevimli günler Zilhicce’nin (ilk) on günüdür. Her bir gününün orucu bir senelik oruca, her gecesinin ihyası da Kadir Gecesi’ni (ibâdetle) ihya etmeye denktir.” (Hadîs-i Şerîf, Sünen-i Tirmizî)

 

Zilhicce Ayı Nedir ?

Kurban bayramının içinde olduğu aya zilhicce ayı denir, hicri-kamerî ayların 12’ncisidir. Her senenin Kurban Bayramından önceki ilk dokuz günü ve Kurban bayramı günü olmak üzere tam “on gün” “leyâli-i aşere” yani on mübarek gecedir. Onuncu gün Kurban Bayramı’nın ilk günüdür.

 

Zilhicce Orucu Nedir ?

Zilhicce ayının ilk dokuz gününde oruç tutmak tavsiye edilmiştir. Zilhicce ayının 10. günü kurban bayramının ilk günüdür. Peygamberimiz’in zilhiccenin ilk dokuz günü oruç tutmayı sürdürdüğü rivayet edildiği için zilhiccenin ilk dokuz gününün, yani kurban bayramından önceki dokuz günün oruçlu geçirilmesi müstehaptır.

Fakat sıkıntıya ve halsizliğe sebep olacağı gerekçesiyle, hacda olanların 9. günü (arefe günü) oruç tutması mekruh görülmüştür. Peygamberimiz arefe gününün faziletine ilişkin olarak “Arefe gününden daha çok Allah’ın cehennem ateşinden insanları âzat ettiği bir gün yoktur” buyurmuş, yine “Arefe günü tutulan orucun bundan önce ve sonra birer yıllık günahları örteceği Allah’tan umulur” dediği (Müslim, “Sıyâm”, 196-197) nakledilmiştir.

Hacca gidemeyen mü’minlerin bu günlerde oruç tutmaları çok büyük fazîlettir. O bakımdan Kurban bayramından evvel dokuz gün oruç tutmalı, 10. günü kurban kesilinceye kadar bir şey yemeyip kurban etinden yemelidir. Bu mendubdur. Hiç olmazsa 8’inci gün ile beraber, 9’uncu günü (Arefe günü) oruçlu olmak lâzımdır.

Arefe günü sabah namazından bayramın 4’üncü günü ikindi namazına kadar, bütün farz namazların arkasından Teşrîk tekbîri (Allâhü Ekber Allâhü Ekber, Lâ ilâhe ilallâhü vallâhü ekber, Allâhü Ekber ve lillâhil-hamd) okumak kadın-erkek her mükellef Müslümana vâciptir.

 

Zilhiccenin ilk on gününde neler yapılır?

Zilhicce ayının birinden onuna (yâni Kurban Bayramının ilk gününe) kadar, her gün sabah namazlarından sonra:

10 salevât-ı şerîfe: “Allahümme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed.”

10 istiğfâr: “Estağfirullâhe’l-Azîm el-Kerîm ellezî lâ ilâhe illâ Hüve’l-Hayye’l-Kayyûme ve etûbü ileyk ve nes’elühü’t-tevbete ve’l-mağfirete ve’l-hidâyete lenâ innehû hüve’t-Tevvâbü’r-Rahîm.”

10 tevhid: “Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke leh, Lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü yuhyî ve yümît ve hüve hayyün lâ yemûtü biyedihi’l-hayr ve hüve alâ külli şey’in kadîr” okunur.

 

Zilhicce ayının ilk on gününü nasıl değerlendirmeliyim?

Zilhicce ayında sadaka verilmeli, dua ve istiğfar ile meşgul olunabilir

“Zilhiccenin ilk dokuz günü oruç tutmalı, çok sadaka vermeli, çok dua ve istiğfar etmelidir.”

Zilhiccenin ilk on gününde “سبحان الله” “Sübhanallah”, “الحمد لله “ “Elhamdülillah”, “لا إله إلا الله” “La ilahe illallah” ve bolca tekbir getirilmelidir

“Allah indinde Zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur. Bugünlerde tesbihi “سبحان الله” “Sübhanallah”, tahmidi “الحمد لله “

“Elhamdülillah”, tehlili “لا إله إلا الله” “Lâ ilâhe illallah” ve tekbiri “اكبر الله “ “Allahu ekber” çok söyleyin!”

Zilhicce ayı oruç tutma günlerinden birisidir Senedeki faziletli günler. Ramazan ayından sonra, Arefe günü, Aşûre günü, Zilhicce ve Muharrem aylarının ilk on günleridir. Haram aylarının tamamı, oruç tutma günleridir. Bunlar faziletli günlerdir.  Bu kıymetli ay ibadetle değerlendirilmelidir “Allah’ın katında, Zilhicce ayının (ilk) on günlerinden daha kıymetli günler yoktur, O günlerde Allah-ü Teala’ya çok ibadet ediniz!”  Bununla birlikte bu ibadetlerle de meşgul olmak gerekir;

Kaza namazı kılmak,
Sadaka vermek,
Kur’ân-ı Kerim tilavetiyle meşgul olmak,
Tesbih namazı kılmak,
Cevşen-i Kebir, evrad-ı kudsiye ve hususen tahmidiye duasını okumak.

Zilhicce’nin ilk on gecesinde yapılan amel için, 700 misli sevap verilir 

Bir kimse, bu on günlerde;
Yoksul birine iyilik ettiği zaman;
Allah’ın (cc) Peygamber’ine (asm) bir iyilik bulunmuş gibi olur.
Bir hastayı ziyaret eder ise;
Allah’ın (cc) veli kullarından birini ziyaret etmiş gibi olur.
Bir cenazeye katılır ise;
Allah (cc) yolunda şehit olanların cenazesine katılmış gibi sevap alır.
Bir Mümin’i giydirir ise;
Allah (cc) öbür alemde kendisine cennet hullelerinden giydirir.
Bir yetime iyilik ederse;
Kıyamet günü Allah (cc) ona arşının altından lutfunu yağdırır.
İlim meclislerinden birinde hazır olur ise;
Nebilerin ve resullerin meclislerinde bulunmuş kadar sevap alır.

Bir kimse, bu on günleri değerlendirir ise, Cenab-ı Hak o kişiye on ikramda bulunur.

1 – Ömrü uğurlu ve bereketli olur.
2 – Malında bereket olur, artar.
3 – Allah onun çoluk çocuğunu korur.
4 – Günahlarına kefaret olur.
5 – Yaptığı iyiliklere kat kat sevap alır.
6 – Ölüm halini kolay eder.
7 – Kabrindeki karanlık günlerine aydınlık verir.
8 – Mizanında iyilik tarafını ağır bastırır.
9 – Ahirette düşük hallerden, rezil ve zelil olmaktan kurtarır.
10- Cennetteki derecelerini yükseltir.

 

Zilhicce ayında gerçekleşen önemli hadiseler

Zilhicce ayının ilk on gününde peygamberlere gelen ikramlar
Zilhicce ayının ilk on gününde peygamberlere Yüce Allah’tan nice ikramlar gelmiştir.

Bu manada gelen birçok haberler vardır;

  • Allah (cc) Adem (as) tevbesini kabul buyurdu. Zilhicce ayının on günü içinde, Allah (cc) Adem’e (as) tevbeyi nasip etti. O’na tevbe, Arefe günü nasip oldu. O gün Adem (as) günahını itiraf edip tevbe edince, Allah (cc) da onun tevbesini kabul buyurdu.
  • Kabe-i Muazzama’yı İbrahim (as) Zilhicce ayında yapmaya başlamıştır
  • Yine bu on günlerde İbrahim (as) Halil olmuştur. Malını misafirlere bolca çıkardı. Kendini ateşe attı. Oğlunu kurban etti. Kalbini Rahman Allah’a verdi. İbrahim (as) dışında tam manası ile tevekkül, başkasına nasip olmamıştır. Kabe-i Muazzama’yı İbrahim (as) yine bu günlerde yapmaya başlamıştır.
  • Bu on günlerde Cenab-ı Hak Musa Peygamber’e (as) zatı ile münacat ettti
  • Davud’a (as) mağfiret bu on günler içinde geldi
  • Kur’ân-ı Kerim’in ilk inişi Kurban Bayramı sabahına rastlanır
  • Mübahat gecesi dahi, yine bu on günler içindedir. Denilmiştir ki: Kur’ân-ı Kerim’in ilk inişi Kurban Bayramı sabahına rastlar. O sırada, Resulullah (asm) Efendimiz namazgaha çıkmak üzere idi.
  • Rıdvan biatı yine bu günler içerisinde yapılmıştır. Rıdvan Biat’ı dahi bu on günler içinde olmuştu. Cenab-ı Hak, bu manada şöyle buyurdu:
    “Ağacın altında seninle biat ettikleri zaman…” [1]  ki bu ağaç sakız ağacı idi… ve bu biat Hudeybiye’de oldu… O gün Resulullah Efendimiz’le (asm) biat eden ashabın sayısı bin dört yüz kadardı ve hepsi erkekti…

 

ZİLHİCCE AYININ İLK DOKUZ GÜNÜ İBÂDETLERİ

Hazret-i Âişe Sıddîka (r.anhâ) Vâlidemiz, rivâyet ettikleri Hadîs’te Peygamber (s.a.v.) Efendimiz’in şöyle müjde verdiklerini haber veriyorlar:

“Zilhicce’nin ilk on gününün gecelerinden birini ihyâ etmesi, o kimsenin bir seneyi hacc ve umre ibâdetiyle ihyâ etmesi gibidir. Bu (dokuz) günlerden bir gün oruç tutması, senenin öbür vakitlerinde ibâdetle meşgûl olması gibidir; o kadar sevâb alır.”

Hazret-i Alî (k.v.) Efendimiz’den de Cenâb-ı Peygamber (s.a.v.) Efendimiz’in şu uzun müjdeli Hadîs-i Şerîf’leri rivâyet edilmiştir:

“Zilhicce’nin ilk on günü gelince siz tâat ve ibâdete gayret ediniz; zîrâ Allâhü Te‘âlâ o günleri, öbür günlerden üstün; gecesine hürmeti de gündüzüne hürmet gibi kılmıştır. Biriniz Zilhicce’nin ilk on gecesinden birinde, gecenin üçte ikisi geçtikten sonra dört rek‘at namâz kılıp her rek‘atta Fâtiha’dan sonra üçer kere Âyetü’l-kürsî, üçer kere İhlâs-ı Şerîf ve birer kere de Felâk ve Nâs sûrelerini okusa ve namâzı bitirince ellerini kaldırıp;

“Sübhâne zî’l-‘izzeti ve’l-ceberût. Sübhâne zî’l-kâ‘ideti ve’l-melekût. Sübhâne’l-hayyü’llezî lâ-yemût. Lâ-ilâ-he illâ hüve yuhyî ve yumît ve hüve hayyun lâ-yemût. Süb-hâna’llâhi Rabbi’l-‘ibâdi ve’l-bilâdi ve’l-hamdü li’llâhi kesîran tayyiben mübâraken ‘alâ küllî hâl. Allâhü ekber kebîrâ. Rabbenâ celle celâluhu ve kudrete bi-külli mekân.” dese ve sonra da dilediği gibi duâ eylese Beytullâh’ı haccetmiş, Resûlullâh (s.a.v.)’i ziyâret etmiş ve Allâh (c.c.) yolunda cihâd etmiş gibi ecir ve sevâb kazanır. Allâhü Te‘âlâ o kimseye, o kimsenin dilediği şeyi verir.

Sizden biriniz, Zilhicce’nin ilk on gecesinin her gecesinde bu namâzı kılsa bu duâyı okusa ve dilediği gibi duâ etse Allâhü Te‘âlâ, ona Firdevs-i a‘lâyı helâl kılar; günâhlarını ondan siler. O kimse Arefe günü oruç tutsa gecesinde de bu namâzı kılsa ve haber verildiği üzere duâ etse Allâhü Te‘âlâya yalvarsa; Allâhü Te‘âlâ: “Ey benim meleklerim, şâhid olunuz ki ben o kulumu bağışladım. Beytu’llâhı haccedenlere, onu ortak eyledim.” der. Bu hâlde melekler, Allâhü Te’âlâ’nın o Mü’min kulunun kıldığı namâzı ve ettiği duâsı sebebiyle ihsân buyurdukları ecir ve sevâblardan ötürü sevinirler ve neş’elenirler.”

(Es-Seyyîd Abdü’l-kâdir-i Geylânî (k.s.), Gunyetu’t-Tâlibin, 320.s.)

Zilhicce ayı hakkındaki hadis-i şerifler

  • Zilhiccenin ilk günlerinde tutulan oruç, bir yıl oruç tutmaya bedeldir. Bir gecesini ihya etmek de Kadir Gecesi’ni ihya etmek gibidir. [İbni Mace]
  • Zilhiccenin ilk on gecesinde yapılan amel için, 700 misli sevab verilir. [Beyhekî]
  • Terviye günü [Arefe’den önceki gün] oruç tutup, günah söz söylemeyen Müslüman Cennete girer. [Ramuz]
  • Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutan, her günü için yüz köle azat etmiş veya cihad edenlere yüz at vermiş yahut Kâbe’ye kurban için yüzdeve göndermiş gibi sevab alır. [R. Nasıhin]
  • Bu on günün hayrından mahrum olana yazıklar olsun! Bilhassa dokuzuncu [Arefe] günü oruçla geçirmelidir! Onda o kadar çok hayır vardır ki, saymakla bitmez. [T. Gafilin]
  • Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutana, her günü için bir yıllık oruç sevabı verilir. [Ebul Berekat]
  • Zilhiccenin ilk on günü, fazilette bin güne, Arefe günü ise on bin güne eşittir) [Beyhekî]
  • Zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur. [Taberani]
  • Allah indinde zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur. Bugünlerde tesbihi, tahmidi, tehlili ve tekbiri çok söyleyin! [Taberani]

Tesbih: Sübhanallah,
Tahmid: Elhamdülillah,
Tehlil: Lâ ilâhe illallah,
Tekbir: Allahü ekber, demektir.

Peygamber efendimiz, Zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerin, diğer aylarda yapılan amellerden daha kıymetli olduğunu bildirince, Eshab-ı kiram, (Ya Resulallah, bu ayın ilk günleri yapılan ameller, Allah yolundaki cihaddan da mı daha kıymetlidir?) dediklerinde, (Evet, cihaddan da kıymetlidir, ancak canını, malını esirgemeden savaşıp şehit olanın cihadı daha kıymetlidir) buyurdu. (Buhârî)

Hazret-i Ebüd-derda buyurdu ki: Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutmalı, çok sadaka vermeli, çok dua ve istigfar etmelidir, çünkü Resulullah,(Bu on günün hayır ve bereketinden mahrum kalana yazıklar olsun)buyurdu. Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutanın ömrü bereketli olur, malı çoğalır, çoluk çocuğu belalardan muhafaza olur, günahları affolur, iyiliklerine kat kat sevab verilir, ölürken kolay can verir, kabri aydınlanır. Cennette yüksek derecelere kavuşur. (Şir’a)

Her hafta saç, sakal, tırnak kesmek sünnettir. İbni Âbidin hazretleri, (Zilhicce ayının ilk on günü, bu sünnetleri geciktirmemeli. (Kurban kesecek kimse, Zilhicce ayı girince, saçını ve tırnağını kesmesin)hadis-i şerifi, emir değildir. Bunları, kurban kesinceye kadar geciktirmek müstehabdır) buyurmaktadır. Kurban kesecek kimsenin, Zilhicce ayının ilk gününden, kurban kesinceye kadar, saçını, sakalını, bıyığını ve tırnağını kesmemesi müstehabdır; fakat vacib değildir. Bunları kesmesi günah olmaz ve kurban sevabı azalmaz.

Bu on gün içinde, hasta ziyaret eden, Allahü teâlânın dostlarının hatırını sormuş ve ziyaret etmiş gibi olur. Bu on gün içinde Ehl-i sünnet’e uygun bir din kitabı okumak çok sevabdır. Din ilmini, Ehl-i sünnet itikadını öğrenmek, kadın erkek herkese farzdır. Çocuklara öğretmek, birinci görevdir.

Arefe Günü

Arefe, Kurban Bayramindan bir önceki gün, hicrî takvime göre Zilhicce ayinin 9. günüdür. Baska güne arefe denmez. Ülkemizde Ramazan Bayraminin bir önceki gününe de arefe denmistir. Resulullahin (sav) bildirdigine göre:

“Günlerin en faziletlisi arefe günüdür. Faziletçe cumaya benzer. O, cuma günü disinda yapilan yetmis hacdan faziletlidir. Dualarin en faziletlisi de arefe günü yapilan duadir. Benim ve benden önceki peygamberlerin söyledigi en faziletli söz de: Lailahe illallah vahdehu la serike lehu. (Allah birdir, ondan baska ilah yoktur, O’nun ortagi da yoktur) sözüdür.” (Muvatta, Hacc 246)

Hazreti Aise (ra) anlatiyor:

“Allah, hiçbir günde, arefe günündeki kadar bir kulu atesten çok azat etmez. Allah mahlukata rahmetiyle yaklasir ve onlarla meleklere karsi iftihar eder ve:
“Bunlar ne istiyorlar?” der.” (Müslim, Hacc 436)

Resulullah(sav):

“Arefe gününe hürmet edin! Arefe, Allah’in kiymet verdigi bir gündür.” diyerek Allahu Teâlâ’nm kiymet verdigi günü hürmet ederek bilinçli bir sekilde yasamaya gayret etmemizi istemistir. Hürmet, verilen nimeti idrak etmekle ve verileni bilmekle, görebilmekle baslar. Arefe gününü günahlara girmeden oruçla, duayla, istigfarla geçirmek kullarini arefe gününde bagislayacagini müjdeleyen Allahu Teâlâ’ya hürmetin ve sükrün bir ifadesidir. (Deylemi)

Hazreti Ömer (r. a) ile Yahudi arasinda geçen konusmada arefe gününün önemini göstermektedir. Hazreti Ömer’in halifeligi zamaninda Yahudilerden birisi: “Ey Ömer, siz bir âyet okuyorsunuz ki, o âyet bize inseydi o günü bayram olarak kutlardik.” dedi. O âyet, Maide sûresinin üçüncü âyetiydi. Cenab-i Hak söyle buyurmustu:
“Bugün, sizin dininizi kemale erdirdim ve size nimetimi tamamladim.”

Bu âyet, hicri onuncu yilda, Veda Hacci’nda, arefe günü olan cuma günü ikindiden sonra, Peygamber Efendimiz Arafat’ta “Adba” adindaki devesinin üzerinde vakfede iken nazil olmustu. Deve vahyin agirligina dayanamayarak yere çökmüstü. Hz. Ömer’e Yahudiden hangi âyet oldugunu ögrenince söyle dedi:
“Biz o günü ve o gün bu âyetin Hz. Peygambere (sav) nail oldugu yeri biliriz. Cuma günü arefede bulunuyordu.” demis ve o günün bayramimiz olduguna isaret ederek arefe gününün önemini belirtmistir.

Arefe günü, Hazreti Âdem (as) ile Hazreti Havva’nin Arafat’ta bulustuklari gündür. Tevriye, arefe gününden bir önceki güne denir. Peygamber Efendimiz (sav) söyle, buyurmustur:
“Tevriye günü oruç tutan ve günah söz söylemeyen Müslüman cennete girer.”

Bugün tutulan oruç, bin gün nafile oruca bedeldir. Aynca geçmis ve gelecek yilda yapilan tövbelerin kabul olmasina da sebep olur. Arefe günü oruç tutmak da çok sevaptir. Resulullah (sav) söyle buyurmustur:

  • “Arefe günü oruç tutana, Âdem aleyhisselâmdan, Sûr’a üfürülünceye kadar yasamis bütün insanlarin sayisinin iki kati kadar sevap yazilir.”
  • “Arefe günü tutulan oruç, bin günlük nafile oruca bedeldir.”
  • “Asure günü orucu bir yillik, arefe günü orucu da, iki yillik nafile oruca bedeldir.”
  • Arefede tutulan oruç, iki bin köle azat etmeye, iki bin deve kurban kesmeye ve Allah yolunda cihâd için verilen iki bin ata bedeldir.”
  • “Arefe günü tutulan oruç, biri geçmis, biri de gelecek yilin günahlarina kefaret olur.”
  • Arefe günü özellikle bin adet Ihlas okumak büyük zatlar tarafindan tavsiye edilmistir. Hadis-i seriflerde Ihlas sûresini okumanin kul borcu hariç diger günahlarin affedilmesine vesile olacagi söylenmistir.
  • “Arefe günü Besmele ile bin Ihlas okuyanin günahlari affedilir ve duasi kabul olur.”

“Peygamber (sav) arefe aksami ümmetinin affedilmesi için dua etti. Duasina, ‘Muhakkak ki ben zalimden baskasini magfiret ettim.’ diye cevap verildi. ‘Zalimden ise mazlumun hakkini alirim.’ buyruldu. Resul-i Ekrem:

‘Ey Rabbim, dilersen mazluma cennette mükafatini verir zalime de magfiret edersin.’ diye dua etti ise de Arafat’ta bu duasina Allahu Teâlâ’dan kabul gelmedi. Sabah vakti Müzdelife’de ayni duayi tekrarladi. Bu defa duasi kabul edildi. Resulullah memnuniyetinden ve sevincini belli ederek güldü. Bunun üzerine Ebu Bekir ve Ömer (ra):’Anam babam size feda olsun, bu saatte siz gülmezdiniz, sizi güldüren nedir?’ diye sordu. Resulullah(sav):
‘Allah’in düsmani Iblîs, Allahu Teâlâ’nin duami kabul ederek ümmetimi affettigini anlayinca topragi alip basina çalmaya ve vay sana helak oldun diye feryada basladi. Iste Seytan’in görmüs oldugum bu feryadi beni güldürdü, buyurdu.”

Arefe gününe saygili olmali, o gün hacilar Arafat’ta vakfe yapip dua ederken manen onlarin yaninda oldugumuzu hissederek dualarina istirak edilmelidir. Böyle bir günde bizi günaha sokabilecek her seyden uzak kalmak gerekmektedir. “Günümüzde arefe, bayramin bir önceki günü oldugu için dünyalik telaslarin en yogun oldugu bir gün olarak yasanmaktadir. Oysa ki arefe insana verilen en kiymetli vakitlerden biridir. Bugünler ibadet ve affedilme günleridir. Hacilarin Arafat’ta “Lebbeyk (Buyur Rabbim)” diyerek dil, irk, ten ayirimi yapilmaksizin bir araya geldigi mahser gününü hatirlatan, kullugun Allahu Teâlâ’ya dualarla, telbiyelerle arz edildigi en kiymetli zaman dilimidir. Resulullah (sav) söyle buyurmustur:

“Duanin faziletlisi, arefe günü yapilanidir.” (Beyheki) “Allahu Teâlâ, arefe günü kullarina nazar eder. Zerre kadar imani olani affeder.”

Allahu Teâlâ bazi geceler dualarin reddedilmeyecegini Peygamber Efendimize (sav) bildirmistir. Rahmet kapilarinin açildigi dört mübarek gece sunlardir:

1- Fitr (Ramazan) Bayrami gecesi,
2- Kurban Bayrami gecesi,
3- Terviye gecesi (Zilhicce ayinin 8. gecesi),
4- Arefe gecesi, (Isfehani)

Arefe gününü ve gecesini ibadetle geçirmek çok faziletlidir. Saadet-i Ebediyye’de arefe gecesini ibadetle geçirenin cehennemden azat olacagi söylenmistir.
Arefe günü günahlardan uzak kalanin da bagislanacagi Resulullah (sav) tarafindan müjdelenmistir. Arefe günü Resulullahin (sav) yaninda bulunan bir genç, kadinlari düsünüyor ve onlara bakiyordu. Resulullah (sav) eliyle birkaç defa gencin yüzünü kadinlardan çevirdi. Genç yine onlari düsünmeye basladi. Resulullah (sav):

– Kardesimin oglu, bugün öyle bir gündür ki, bugünde herkesin kulagina, gözüne ve diline sahip olursa günahlari bagislanir, buyurdu.” (Müsned)

Arefe Günü Yapilmasi Tavsiye Edilenler;

  • Arefe gününün sabah namazinin farzindan sonra tesrik tekbirleri getirilmeye baslanmalidir.
  • Arefe günü oruç tutulmalidir.
  • Arefe gününe hürmet edilmeli, günaha girmemeye dikkat edilmelidir.
  • Arefe günü çok dua ve istigfar edilmelidir.
  • Arefe günü 1000 âdet Ihlas-i serif okunmalidir.

Baska Bir Sey Bilmiyorum (Menkıbe)

Mevlânâ’nin talebelerinden biri, hac vazifesini yapmak üzere Hicaz’a gitti. O Hicaz’da iken, evinde hanimi, arefe gecesi bir tepsi helva yapip, Mevlânâ’nin talebelerine gönderdi. Mevlânâ, helvayi kabul edip, orada bulunan bütün talebelerine bizzat kendi eliyle taksîm etti. Herkes hissesine düseni aldigi halde, tepsiden hiçbir sey eksilmedi. Alanlar tekrar aldilar, doyuncaya kadar yediler, yine eksilmedi. Bunun üzerine helva dolu tepsiyi Mevlânâ mübarek eline alip; “Bu tepsiyi sahibine göndereyim.” diyerek disari çikti. Içeri girdiginde, elinde tepsi yoktu. Ertesi gün helvayi getiren hanim, tepsisini medresenin mutfaginda aratti, ancak bulamadi. Mevlânâ’yi da bunun için rahatsiz etmedi.

Aradan günler geçti, hacca gidenler dönmeye basladilar. Bu hanimin da beyi Kabe’den dönüp Konya’ya geldiginde, o tepsi esyalarinin arasindan çikti. Kadin tepsiyi görür görmez taniyip, hayretinden dona kaldi. Beyine; “Ben arefe gecesi bu tepsi ile helva yapip Mevlânâ’nin talebelerinin yemesi için göndermistim. Tepsiyi ertesi günü arattigim halde bulamadim. Nasil oldu da bu tepsi senin eline geçti?” deyince, sasirma sirasi haciya geldi. O da; “Arefe gecesi haci arkadaslarimla oturup sohbet ediyorduk. Bir ara çadirin kapisindan bir el bu tepsiyi uzatti. Biz de tepsiyi aldik, elin sahibini arastirmak da aklimiza gelmedi. Helvayi yedikten sonra tepsiyi tanidim. Kimseye vermeyip esyalarin arasina koydum. Baska bir sey bilmiyorum.” dedi. Bunun Mevlânâ’nin bir kerameti oldugunu anlayinca, ona olan bagliliklari daha da artti.

 

TEŞRÎK TEKBÎRLERI

Kurbân bayramının arefe gününün sabah namâzından itibâren bayramın dördüncü gününün ikindi namâzına kadar yirmiüç vakit farz namâzlardan sonra def‘a: “Allâhü ekber, Allâhü ekber, Lâilâhe illâ’llâhu va’llâhu ekber, Allâhü ekber ve li’llâhi’l hamd” diye tekbîr alınır ki, buna (teşrîk tekbîri) denir. Teşrîk tekbîrleri, âlimlerin birçoğuna göre vacîbdir.
(Ömer Nasûhî Bilmen (rh.a.), Büyük Islâm Ilmihâli, 166. s.)

Zilhicce Ayı Ne Zaman Kutlanır , Zilhicce Ayı Ne Demektir, Zilhicce Orucu Farz mıdır, Zilhicce Orucu Ne Zaman tutulur , Zilhicce Orucunun Anlamı Sevapları , Zilhicce Orucu Hangi Aya Denk gelir , Zilhicce Orucunun Faziletleri , Zilhice orucu Nedir Ne Demektir

email

Hafız Yetiştiriyorum

Bir yorum ekleyin