Namaz Bozan Şeyler (Hanefi Mezhebi)

0
18

NAMAZI BOZAN ŞEYLER

Namazı bozan belli başlı hususlar şunlardır:

1 – Namazda konuşmak
İster yanılarak olsun, ister unutarak, isterse uyuklayarak, az veya çok her türlü konuşma namazı bozar
2 – Namazda bir şey yeyip içmek
Namazda iken ağza hariçten susam tanesi kadar küçük bir şey bile alınıp yutulsa namaz bozulur Dişler arasında kalmış nohut büyüklüğündeki bir yemek artığını yutmak da namazı bozar Ayrıca (sakız gibi) ağza bir şey alıp yutmadan gevelemek ve çiğnemek de, namazı bozucu bir haldir Namazdan önce yenen tatlının tadının boğazda hissedilmesinde ise bir beis yoktur
3 – Kendi işiteceği kadar gülmek
Yanındakiler işitecek kadar gülmek, namazla birlikte abdesti de bozar Tebessümün ise, ne namaza, ne de abdeste bir zararı yoktur
4 – Kıbleden göğsünü çevirmek
5 – Namazda iken selâm vermek ve selâm almak İsterse yanılarak yapılmış olsun
6 – Namazda iken, dıştan bakana kesinlikle namazda olmadığı intibaını verecek şekilde bir işle meşgul olmak Meselâ, tarakla saçını taramak gibi Buna fıkıhta amel-i kesîr denir ki, mânası çok iş, namaza mâni olan iş demektir Dıştan bakınca namaz kılıp kılmadığında şüphe uyandıran, insana kesin bir kanaat vermiyen hareketler ise, namazı bozmaz Bu hareketlere de amel-i kalîl, yani az iş, namaza mâni olmayan iş denir
7 – Dünyaya ait bir işi hatırlayarak sesli ağlamak veya ağrı veya sızıdan dolayı ve bezginlikle, ah of deyip inlemek Ağlamak, cennet ve cehennemi hatırlamak sebebiyle meydana gelmişse huşû’dan ileri geldiği için namazı bozmaz Hadîs-i şerîfte: “Cenâb-ı Hakk’a, ağlıyarak itâat eden, gülerek cennete dahil olur ve gülerek günah işleyen, ağlayarak cehenneme girer” buyurulmuştur
8 – Öksürüğü yok iken, zorla öksürmeğe çalışmak, boğazını hırıldatmak
9 – Mum, lâmba gibi bir şey’i üflemek
10 – Aksırana yerhamükellah demek
11 – Birine bir cevab vermek maksadıyla bir âyet okumak
12 – Kötü haber işittiğinde innâ lillâh, iyi haberde ise elhamdü lillâh demek
Bütün bunlar, namazda mâsivadan ve dış âlemden alâkayı kesmeye zıd olan şeylerdir
13 – Teyemmüm almış kimsenin namazda iken suyu görmesi
14 – Sabah namazını kılarken güneşin doğması
Bâzılarına göre güneş doğarken kılınan namaz bozulmaz, nâfile namaza döner Sabah namazı ise kazaya kalmış olur
* Şâfiî’ye göre, güneş doğarken kılınmakta olan sabah namazı sahihtir, fâsid olmaz
15 – Mest üzerine yapılan meshin müddeti, namazda iken bitmesi
16 – Âyeti yanlış okuyarak mânâsını bozmak
17 – Erkekle kadının yanyana bir hizada namaza durmaları
Bunun namazı bozması için, erkekle kadının kıldıkları namazın müşterek olması şarttır Bu müştereklik de, ya ikisinin de aynı imama uyması veya kadının, hizasında durduğu erkeğe uyması şeklinde olur. Bu sebeble, camilerde erkekle kadın namaz kılarken kadınlar arkadaki saflara dururlar, erkeklerin önünde veya hizasında bulunmazlar. Namazda kadın erkeğin önüne veya yanına durursa, sadece erkeğin namazı bozulur. Kadın, hizasına durduğu erkeğe uymuşsa o takdirde ikisinin de namazları bozulur. Kadın ve erkek ayrı ayrı kendi başlarına namaz kılıyorlarsa, aynı hizada olmalarının veya kadının önde olmasının namaza hiçbir mâniliği yoktur.
18 – Namazda zamm-ı sûreyi Mushaf’a bakarak okumak
19 – İmama uymuş bir kimsenin namazın bir rüknünü imamdan önce yapması Meselâ, imamdan evvel rükû’a gidip ondan önce rükû’dan kalkması
20 – Ümmî ve özürlü kimseleri imam yapmak
21 – Namazda abdesti bozulmak
22 – Namazda iken bayılmak
23 – Namaz içinde bulunan bir erkeğin namazı, kendisini hanımının öpmesi veya okşaması ile, şehveti galeyana gelmedikçe, bozulmaz Fakat kadının namazı, kocasının şehvetle okşaması ve şehvetli şehvetsiz öpmesi ile bozulur
24 – Kalbe ihtiyarsız gelen vesveseler, kuruntular, çirkin hayaller de namazı bozmaz
25 – Bir kimse namazda vücudunu bir kere veya üstüste iki kere veya başka başka rek’atlarda birer veya ikişer kere kaşısa, namazı bozulmaz Fakat bir rek’at içinde birbiri ardınca üç kere kaşıyacak olsa, namaz bozulur
26 – Namaz kılanın secde yerinden bir kimsenin geçmesi ile namaz bozulmaz Ancak geçen kimse günahkâr olur Namaz kılanın önünden geçmenin günah olduğu yer, büyük câmilerde ve açık arazilerde namaz kılanın, ayaklarından itibaren secde ettiği yere kadar olan kısımdır Küçük camilerde namaz kılanla onun önünden geçen arasında, direk, insan gibi bir engel bulunmazsa, namaz kılanın önünden nereden geçilirse mekruh olur Esasen namaz kılan kimsenin, önünden geçilme ihtimali varsa, bir sütre edinmesi sünnettir

* İmam kırâette yanılırsa veya takılırsa ona hatırlatmak (feth-i kırâet) câizdir Resûl-i Ekrem (asm) bir namaz sırasında Mü’minûn sûresini okurlarken bir kelimeyi geçmişlerdi Namazdan sonra: “İçinizde Übey yok muydu?” diye Übey bin Kâ’b’ı sormuşlardı Übey ashabın hıfzı ve kırâeti en kuvvetli olanıydı Übey orada olduğunu ifade edince, Resûlüllah efendimiz: “Bana feth etmeli (hatırlatmalı) değil miydin?” buyurmuşlardı

OKUMA PARÇASI: “HEPİMİZ BİRDEN ABDEST ALALIM

“Hz Ömer, hilâfeti zamanında sahâbeden seçkin bir toplulukla birlikte bir mecliste oturmuş sohbet ediyordu Cemaatin içinde Cerir bin Abdullah da vardı Birden bir yellenme kokusu duyuldu Toplulukta biri, herhalde irâdesine hâkim olamıyarak yellenivermişti Kokuyu duyanların canları sıkılmış, “kim bu işi yapan münasebetsiz” dercesine yüzlerini buruşturmuşlardı Hz Ömer’in de canı sıkılmıştı Kızgın bir sesle:
Fakat Hz Ömer’in bu dediğini yapmak çok zordu Yellenen kimsenin o kadar insan arasından kalkıp abdest almaya gitmesi, bütün şimşekli bakışları üzerine toplaması, itibarını zedelemesi ve insanlar önünde kendini mahcub düşürmesi demektir Cerir bin Abdullah, bu hususları düşünerek derhal duruma müdahale etti ve Hz Ömer’e şu teklifi yaptı:
Mü’minlerin emîri! Acaba hep birden abdest alamaz mıyız?”
Hz Ömer, Cerir’in bu ince düşünüşünü, hatâyı, hatâ sâhibini mahcub etmeden tâmir edici fikrini çok beğendi Kendisine hitaben:
çok yaşa Müslüman olmadan önce de ârif idin Şimdi de ârifsin” diye iltifatlarda bulundu
Böylece toplum içinde ortaya çıkan bir hatâ, en güzel şekilde izâle edilmiş, hiç kimse mahcub olmadan iş tatlıya bağlanmış oldu

email

Hafız Yetiştiriyorum

Bir yorum ekleyin