İMAN ETMEK

0
20

Al­la­hü te­âlâ­nın var ol­du­ğu­na, bir ol­du­ğu­na ve Mu­ham­med aley­his­se­lâ­mın Onun Pey­gam­be­ri ol­du­ğu­na ve Pey­gam­ber­le­ri­nin en üs­tü­nü ol­du­ğu­na ve bu­nun her sö­zü­nün doğ­ru, fâ­ide­li ol­du­ğu­na inan­ma­ya Îman et­mek ve Müs­lü­man ol­mak de­nir. Böy­le ina­nan kim­se­ye Mümin ve Müs­lü­man de­nir. Mu­ham­med aley­his­se­lâ­mın söz­le­ri­ne hadîs-i şe­rîf de­nir. Kur’ân-ı ke­rîm­de ve ha­dîs-i şe­rîf­ler­de açık ola­rak bil­di­ri­len­ler­den bi­ri­ne bi­le inan­ma­ya­na Kâ­fir de­nir. Asıl­la­rı Hak te­âlâ­nın ke­lâ­mı olan ve son­ra­dan de­ğiş­ti­ri­lip, bi­rer ta­rih ki­ta­bı hâ­li­ne çev­ril­miş bu­lu­nan, Tev­rât, Ze­bûr ve İn­cî­l’i, Al­lah ke­lâ­mı zan eden kâ­fir­le­re Ehl-i ki­tap, Ki­tap­lı kâ­fir de­nir. Ya­hu­di­le­rin ve Hı­ris­ti­yan­la­rın ço­ğu ki­tap­lı kâ­fir­dir. Ken­di­sin­de ülû­hi­yet sı­fa­tı bu­lun­du­ğu­na inan­dık­la­rı bir in­sa­nın hey­ke­li, me­za­rı kar­şı­sın­da sec­de ede­rek, onun her­şe­yi ya­pa­ca­ğı­na ina­nan­la­ra Müş­rik ve­ya Put­pe­rest de­nir. Be­reh­men, Bu­dist ve Ateş­pe­rest­ler böy­le­dir. Ya­hu­di­le­rin ve Hı­ris­ti­yan­la­rın bir kıs­mı, bü­yük Kos­tan­tin­’den son­ra, müş­rik ol­du. Hiç­bir di­ne inan­ma­yan­la­ra Ate­ist ve Deh­rî de­nir. Ko­mü­nist­ler ve Ma­son­lar ve bun­la­rın tu­zak­la­rı­na dü­şen din ca­hil­le­ri böy­le­dir.

Din bil­gi­le­ri­ni, fen bil­gi­le­ri­ne gö­re de­ğiş­ti­ren kâ­fir­le­re Fi­lo­zof ve Din­de re­form­cu de­nir. Bun­lar nak­le de­ğil, ak­la ina­nır­lar. Din bil­gi­le­ri­ni, fen bil­gi­le­ri ile is­bat eden mümin­le­re Hu­ke­mâ de­nir. Kur’ân-ı ke­rîm­de ve ha­dîs-i şe­rîf­ler­de açık bil­di­ril­me­miş, şüp­he­li bil­gi­le­re, İs­lâm Âlim­le­ri muh­te­lif mâ­nâ­lar ver­di. Böy­le­ce, îman edi­le­cek şey­le­re, bir­bir­le­rin­den fark­lı ina­nan 73 fır­ka mey­da­na gel­di. Bun­lar­dan îman­la­rı doğ­ru olan bir fır­ka­ya Ehl-i sün­net ve Sün­nî de­nil­di. Yan­lış mânâ ve­ren­le­re Bidat eh­li ve Sa­pık de­nir. Fen bil­gi­le­ri­ne yan­lış mânâ ve­re­rek Müs­lü­ma­nın îmanı­nı bo­za­na Zın­dık ve Fen yo­ba­zı de­nir.

Tamİlmihâl – Se­âdet-i Ebe­diy­ye
(130. baskı, say­fa: 1026)

email

Hafız Yetiştiriyorum

Bir yorum ekleyin