Hafıza Duası ve Şifa Duaları

3
27

İnsanlar hastalık denince maddi ve bedensel eksiklik ve noksanlıkları ile sağlıklı olmamayı hatırlarına getirmektedirler. Gerçekte ise asıl hastalık ruhî, kalbî ve aklî hastalıklardır. Bedensel hastalık insanı dünyada rahatsız ederken kalbî, aklî ve ruhî hastalıklar insanın ahiretini ve ebedi hayatını tehlikeye atmaktadır.

İnsan Allah’tan şifa isterken hep bedensel hastalıkları niyet etmektedirler. “Asıl musibet ve muzır musibet dine gelen musibettir. Musibet-i diniyeden her vakit dergâh-ı ilâhiyeye iltica edip feryat etmek gerektir. Dini olamayan musibetler, hakikat noktasında musibet değillerdir.” (Lem’alar, 2001, s. 18) gerçeğini düşünemiyorlar.

Bediüzzaman Said Nursi hazretleri “Siz gayet nâfî ve her derde devâ ve hakiki lezzetli kutsî bir tiryak isterseniz, imanınız inkişaf ettiriniz. Yani tövbe ve istiğfar ile ve namaz ve ubudiyetle, o tiryak-ı kutsî olan imanı ve imandan gelen ilacı istimal ediniz. İman ilacı ise, ferâizi mümkün oldukça yerine getirmekle tesirini gösteriyor. Gaflet ve sefahet ve hevesât-ı nefsiniye ve lehviyât-ı gayr-ı meşrua, o tiryakın tesirini men eder” demektedir. (Lem’alar, 2001, s.278-279)

Her şeyden önce imana dair şüpheler insanın imanına zarar vererek ebedi hayatının mahvına ve insanın ebediyen cehenneme girmesine sebep olmaktadır. Şeytanın bu vesvese ve şüphelerinden dergâh-ı ilâhiyeye sığınarak imanı kuvvetlendiren ve şüpheleri gideren eserleri okumak gerekir. Veyahut mutlaka bir bilene sorarak imanını tehlikelerden kurtarması icap eder. Ayrıca yanlış düşünceler ve dine zarar veren düşünceler kişinin aklını şaşırarak yanlış düşüncelere ve batıl fikirlere atar. Bu konuda da gerçek âlimlerin sözlerine kulak vermek ve nasihatlerini dinlemek gerekir. Doğru bilgilerle yanlış fikir ve düşüncelerden kurtularak sağlıklı düşünmeyi öğrenmelidir. Kalbini de düşmanlıktan, kibirden, riyadan ve ihlâsına zarar veren ucup ve kendisini beğenmek, haset ve fesat gibi hastalıklardan korumak gerekir.

Şifa ile ilgili duaları okurken bütün bu manevi hastalıklardan kurtulmayı da niyet ederek Allah’tan şifa istemek gerekir. Şifa dualarını okumanın usul ve adabı budur. Dua bir ibadettir ve insanın her zaman dergâh-ı ilahiyeye sığınmaya ihtiyacı vardır. İnsanın nefis ve şeytanı her zaman onun gafletinden istifade ederek yoldan çıkarmak ister ve hiçbir zaman insandan ayrılmaz. Batıl fikir ve düşünceler, imanına ve ihlâsına zarar veren fikirler de onu her zaman yaralar. Bütün bu durumlardan insan kendisini Allah’ın yardımı olmadan kurtaramaz. Bu nedenle daima şifa ve korunma dualarını yapması gerekir. Hastalık ise bu nevi duaların vaktidir. Gafilleri uyarırı ve duaya çağırır. Uyanık olanların ise böyle vakitleri beklemeden her zaman dua ve iltica ile Allah’a sığınmaları gerekir.

1. Zekâyı Açıcı ve Unutkanlık Hastalığını Giderici Dua ve İbadetler:
Unutkanlık hastalığına yakalananlar veya unutkanlık hastalığına yakalanmak istemeyenler şu hususlara dikkat etmeleri gerekir.

1. Dikkatini bir yere toplama egzersizleri yapmalıdır. Bunun yolu bir kitabı okurken veya bir işi yaparken sadece ona odaklanmaktır. İkinci bir iş ve düşünce ile meşgul olmamaktır. Bunun için namaz büyük bir fırsattır. Kişi namaz kılarken sadece okumaya ve namaza odaklanmalıdır. Buna “Namazda Huşu” adı verilir. Dikkati namaza toplamayı beceren her zaman yaptığı işe, okuduğu kitaba ve dinlediği konuya odaklanabilir.

2. Kur’ân okumak ve Sureleri ezberlemek. İnsan Kur’ândan ne kadar ezber yaparsa Allah katında o derece yükselir. Bu nedenle namaz kılan bir mü’min en az kısa surelerden 20 (yirmi) sure ezberlemelidir. Ayrıca namazlardan sonra okunan “Amenerrasûlü” ve “Huvallahu’llezî” gibi üç beş aşır ezber yapması ve Tebareke, Amme ve Yasin Surelerini ezberlemesi gerekir. Bu sureleri ezberleyen ve her zaman okuyanın hafızası güçlenir ve dikkati toplamayı becerir. Böylelerinde (yaşlılık müstesnâ) “Unutkanlık Hastalığı” olmaz.

3. Harama bakmamak. İmam-ı Şafi (ra) “Haram-ı nazar nisyan verir” demektedir. Bediüzzaman “Ahir zamanda kur’an hafızların kalbinden çıkarılır” hadisini haram olan açık saçıklığın çoğalması ve insanın israfa düşmesi sonucu olduğunu izah etmektedir. Harama bakmaktan gözünü koruyan ve aklını bu gibi şehevi düşüncelerden koruyan bedenini de israftan kurtarır. Dolayısıyla hafızası güç kaybına uğramayacaktır.

4. Daima abdestli bulunmak hafızayı güçlü tutar. Peygamberimiz (sav) Ümmetimde bunaklık hastalığı olmaz” buyurdular. Sebebini soranlara da “Çünkü onlar abdest alırlar” buyurarak izah buyurmuşlardır. Abdest almanın abdest azalarının sağlıklı olması konusunda çok büyük yararları vardır. Her abdest bozulduğu anda abdest alarak devamlı abdestli bulunanın hafızası güçlü, bedeni sağlıklı ve ruhu daima ibadete hazır olur ve abdestlinin bozulmaması için olur olmaz basit ve şehevi durumlardan uzak durur. Böylece hafıza kaybına uğramaz.

5. Misvak kullanmak hafızayı güçlendirir. Misvak diş temizliğidir. İslam bilginleri diş fırçasının da misvak yerine geçebileceğini belirtmişlerdir. Ağız ve diş temizliğinin pek çok hastalıkları engellemesi yanında hafıza kaybını da önlediği ifade edilmiştir.

6. Planlı ve programlı olmak… Hedef belirleyerek daima hedefine yönelmek ve ona göre çalışmak da hafızayı güçlü kılar. Zira bu devamlı egzersiz demektir. Devamlı egzersizlerin egzersizin durumuna göre onunla ilgili olan organı güçlendirdiği fiziksel bir gerçektir.

7. Üzüntü ve sıkıntılardan yani insanı strese sokan şeylerden uzak durması ve neşeli olması da hafızaya güç verir. Amaçsız ve hedefsiz düşünce ve hayallerden daha kötüsü olan kaygı ve endişeye dayalı derin düşünceler insanı her yönden zaafa düşürdüğü gibi hafızayı da olumsuz etkiler.

8. Kadere inanmak, Allah’a güvenmek ve iradeyi güçlü kılmak ve iradî ceht ve gayretler içinde olmak hafızaya güç verir. Peygamberimiz (sav) “Kadere inanan kederden kurtulur” buyurur. Allah’a güvenen kimse de hedefine ve amacına samimi olarak yönelenlere Allah’ın yardım edeceğini bilir ve hiçbir endişe ve kaygı taşımadan çalışır. Güven kaldıraca benzer. Kaldıraç sağlam olur ve dayanak da muhkem olursa kaldırılması imkânsız olan şeyleri yerinden oynattığı gibi tevekkül de imkânsızı başarmaya yardımcı olur ve Allah kendisine güvenerek çalışanları mahrum etmez; nefsine güvenenleri de mahcup eder, utandırır.

9. Doktorlar bal ve pekmezin hafızayı güçlendirdiğini söylerler. Bu nedenle her gün bir orta kaşık bal yemenin veya 21 adet besli kuru üzüm yemeye devam etmenin hafızayı güçlendireceğini ifade etmişlerdir.

10. Hafıza zaafına yakalanan birisi yukarıda anlatılan hususlara dikkat ederek maddi ve fiziki şartlarını yerine getirdikten sonra manevi yönünü de takviye için şu duaları okumalı ve hafızanın güçlenmesini Allah’tan istemelidir.

a. Sabah namazından sonra güneş doğmadan bir bardak suya 786 defa “Besmele”yi okuyarak içer. Buna 7-11-21 gün devam edilir.

b. Her gün sabah-akşam şu duayı okumaya devam eder: “Rabbi zidnî ilmen ve fehmen ve amelen mütekabbelen ve elhıknî bi-talebeti resîli’n-nuri’s-sâdıkîn.”

c. Perşembe günü sabah namazından sonra bir bardak suya Bakara Suresi ilk beş ayeti okunarak içirilir.

d. Günün herhangi bir saati fark etmez bir bardak suya “Eûzü-Besmele” ile beraber Kalem Suresinin ilk beş ayeti okunur ve içirilir.

e. Her gün “Sebbihisme Rabbike’l-Â’lâ” ve “Vessemâi zâti’l-bürûc” surelerini ezberleyerek okumaya devam eder.

11. Bir insan ezberlediğini unutmamak istiyorsa her ezber ettiği şeyden sonra Allah’a şöyle hamd, şükür ve dua eder. “Elhamdü lillâhi’llezî müzekkiri’l-hayra ve fâilihi. Allahümme enfi’nî bimâ allemtenî ve allimnî mâ yenfeunî.” Zira yüce Allah buyurdu: “Şükrederseniz artırırım.”

12. Okumaya ve derse başlamadan önce “Eûzü – Besmele” “Rabbi’ş-rahlî sadrî, ve yessir lî emrî, ve’hlul ukdeten min lisânî yefkahû kavlî.” “Rabbi yessir ve lâ tuassir, Rabbi temim bil-hayr…” “Rabbi zidnî ilmen ve fehmen ve amelen mütekabbelen ve elhıknî bi-talebeti resâili’n-nuri’s-sadıkîn” “Allahümme’ftah aleynâ hikmeteke ve’n-şur aleynâ rahmeteke yâ ze’l-celâli ve’l-ikrâm.” “Allahümme’nfa’nî bimâ allemtenî ve allimnî mâ yenfeunî” Amin!

13. Allahümme innâ nes’elüke yâ men lehû’l-cûde ve’l-kerem. Ve yâ men bi-fazlihî yes’udu’l-ümem. Ve yâ men hüve kâşifu’d-durri ve’l-elem. Ve yâ men lehu’l-beytu’l-harem. Ve yâ men halekâ’l-levha ve’l-kalem. Ve yâ men yerzuku’l-arabe ve’l-acem. Ve yâ men kâbile’t-tevbeti ve’n-nedem. Eşrih-lî sadrî ve fehhimnî te’vîle’l-kurâne’l-azîm. Ve’r-zuknî ilmen nâfian ve ekrimnî bi’lfehmi ve’l-hıfzı yâ Hayyu yâ Kayyûm, yâ ze’l-celâli ve’l-ikrâm. Bi-rahmetike yâ erhame’r-Rahimîn ve yâ Ekreme’l-Ekremîn Âmîn ve’l-hamdü lillahi Rabbi’l-âlemîn.”

14. Her gün yirmi defâ şu dua okunmalıdır: “Sübhâne yâ Rabbe külle şey’in ve vârisuhû ve râzikuhû…”

15. Her zaman şu duâ okunmalıdır: “Yâ allâme’l-guyûb felâ şey’e yefûtühû min ilmihî velâ yeûduhû. Allahümme innî es’elüke ilmen nâfian ve rızkan vâsian, ve şifâen min külli dâin ve sekam.” “Hüvallahü’llezî lâ ilahe illâ hüve’l-Alîmu’l-Allâmu’l-guyûb’u-l Hakîmu’l-Habîru’l-Hâfızu’r-Rakîbu’l-mübînu’l-Hâdî.”

16. Her zaman okunabilir: “Rabbi zidnî ilmen, Rabbi heb lî hükmen ve elhıknî bi’s-salihîne-llezîne talebete resâili’n-nuri’s-sâdkîn” “Rabbi zidnî ilmen ve fehmen ve îmânen kâmilen ve yakînen”

17. Gece yarısı uykudan kalkıp iki rekât namaz kıldıktan sonra hulûs-i kalple 100 defa “YaRahmân” “Yâ Rahîm” demelidir.

18. “Yâ Alîm” ebced hesabı ile kaç yapıyorsa o kadar okunmalıdır.

19. Bir bardak suya yedişer defâ okunarak içilir. “Bismillahirrahmânirrahîm. Fe-fehhemnâhâ Süleymâne ve küllen âteynâ hükmen ve ilmen ve sehharnâ maa Dâvûde’l-cibâle yüsebbihne ve’t-tayre ve künnâ fâilîn. Allahümme zidnî ilmen. Allahümme nevir bi’l-kitabe’l-Kurâne basarî ve kavi bihî sem’î ve basarî ve fehmî ve’rzuknî tilâvetehû ânâe’l-leyli ve etrâfe’n-nehâri ve’rzuknî ilmen ve îmânen ve yakînen. Allahümme ehricnâ min zulumâti’l-vehmî ve ekrimnî bi-nûri’l-fehmi. Allahümme’f-tah aeynâ ebvâbe fadlike ve yessir aleynâ hazâine rahmetike.

20. Hasta ilaç içeceği zaman “Bismillahi’ş-Şâfî hüvallah” deyip içmelidir. Sonra “Elhamdü lillah” demelidir.

21. Hastanın ziyaretine giden üç defâ “Besmele” okuduktan sonra yedi defa “Eûzü billahi min kudretihi min şerri mâ ecidü ve uhâdiru” diye dua etmelidir.

22. Hasta olan kimse “Felak ve Nâs Surelerini 3 veya 7 defa okuduktan sonra “İzhebi’-ba’se rabbe’n-nâs ve’şfi ente’ş-Şafi lâ şifâe illâ şifâüke şifâen lâ yügâdiru sekamen.”

M. Ali KAYA

 

email

Hafız Yetiştiriyorum

3 YORUMLAR

  1. Bilgileriniz için teşekkürler. Fakat dualar Türkçe okunuşuyla değil de Arapça olarak yazılsaydı çok daha doğru olurdu. Bu şekilde hangi harfle okunduğunu anlamak zor. Anlam kaybı ya da değişmesi meydana gelebilir.

Bir yorum ekleyin